powered_by.png, 1 kB
Anasayfa
Catalsay.com
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:PABLO NERUDA (1904-1973) (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
En alta git Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cvp:PABLO NERUDA (1904-1973)
#109
caduc (Kullanıcı)
Gönderiler: 140
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
PABLO NERUDA (1904-1973) 3 Yıls, 3 Ays ago Başarı: 7  
20. yüzyıl şiirinin en önemli adlarından Şili'li şair ve diplomat Pablo Neruda'nın asıl adı Ricardo Neftali Reyes y Basoalto'dur. Çekoslovakyalı şair Jan Neruda'ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını kullandı. 12 Temmuz 1904'te Parral kentinde doğdu. Babası demiryolunda çalışıyordu, annesi öğretmendi. İlk ve orta öğrenimini yaptığı Temuco'da şair Gabriela Mistral ile tanıştı. On dört yaşındayken La Manana gazetesinin sanat bölümünü yönetmeye başladı.1917-20 yılları arasında ilk şiirlerini yazdı. 1925'te Santiago'ya gelerek mimarlık ve Fransızca öğrenimine başladı. Üniversite yıllarında Öğrenci Birliği'nin açtığı şiir yarışmasında La cancion de la fiesta (Bayram Şarkısı) adlı şiiriyle birinci oldu. 1923'te Alacakaranlık'ı yayımladı. 1924'te yayımlanan 20 Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı ile ünlendi. 1925'te Sonsuz İnsan Girişimi adlı şiiri kitabının ardından 1926'da Halkalar adlı yapıtı yayımlandı. 1927-45 yılları arasında Birmanya, Colomba, Batavia, Buenos Aires, Barcelona ve Madrid'te konsolosluk yaptı. Tanıştığı Lorca ve Alberti ile yakın dostluk kurdu. 1936'da İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçiler safında yer aldı. 1937'de İspanya Yüreklerde yayımlandı. 1943'te Şili'ye döndü. 1945'te senatör seçildi. 1948'de Şili Komünist Partisi'nin yasadışı ilan edilmesi üzerine Şili'den ayrılmak zorunda kaldı. 1952'ye kadar Meksika, İtalya, S.S.C.B, çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşadı. Bu arada, Üçüncü Konukluk (1947), Evrensel Şarkı (1950), Kaptanın Dizeleri (1952) adlı kitaplar yayımlandı. Şili'li Büyük Dünya Ozanı unvanıyla anılan Neruda'ya 1952'de Dünya Barış Ödülü, 1953'te Stalin Ödülü verildi. 1968'de Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi onursal üyeliğine seçildi. 1969'da Şili Cumhurbaşkanlığına aday gösterildi, ama Allende lehine adaylıktan çekildi. 1971'de Paris Büyükelçiliğine atandı. Bu görevdeyken 1971 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1973 askeri darbesinin ardından Santiago'da evi basılan Neruda'nın 24 Eylül 1973'te öldüğü aciklandi.


Siirlerinden örnekler


Nazım'a Bir Güz Çelengi

Neden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun
Ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
Bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun
Ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı,
Ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
Kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.
Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
Yalnızım sensiz.
enin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
Yüzünden yoksun
Dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
Rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.
Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.


MUZAFFER HALK

Yüreğim bu kavganın içinde
Kazanacak halkım
Bütün halklar kazanacak bir bir.
Bu acılar, ıslak bir mendil gibi
Kumlar arasından
Şehit duraklarından.
Süzülüp ortaya çıkaracak her şeyi,
Şanlı günler yakındır çünkü
Kinler susacak bir an
Ceza veren eller titremesin diye,
Günler tam dolsun diye,
Halk caddelerde.
Bir güzel, bir güçlü
Yerini alsın diye!
İşte benim günüm bu
İşte hoşgörürlüğüm
Başka sancağım yok benim!


BUĞDAYIN TÜRKÜSÜ

Halkım ben, parmakla sayılmayan
Sesimde pırıl pırıl bir güç var
Karanlıkta boy atmaya
Sessizliği aşmaya yarayan

Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa
Tohuma dururlar yeniden
Ve halk, toprağa gömülü
Tohuma durur bir yerde
Buğday nasıl filizini sürer de
Çıkarsa toprağın üstüne
Güzelim kırmızı elleriyle
Sessizliği burgu gibi deler de

Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerle.


OĞULLARI ÖLEN ANALARA TÜRKÜ

Onlar ölmediler yok,
Ateş fitiller gibi:
Dimdik ayakta,
Barut ortasındalar!
Karıştı, bakır tenli
Çayır çimene,
Karıştı,
O canım hayalleri:
Zırhlı bir rüzgar,
Perdesi gibi;
Bir set gibi:
Kızgın çehreli,
Göğüs gibi:
Göğün görünmez göğsü gibi!
Analar, onlar ayakta
Buğday içindeler, onlar,
Yücelerden yüce dururlar:
Dünyayı doruktan seyreden,
Bir öğle güneşi gibi.
Bir çan darbeleri gibi,
Onlar.
Ölmüş gövdeler arasında,
Zaferi çekiçleyen bir ses gibi
Onlar,
Kara bir ses gibi.
Ey canevinden vurulmuş,
Toz duman olmuş bacılar!
İnanın oğullarınıza.
Kök oldu onlar,
Sade kök:
Kan suratlı,
Taşlar altında.
Karışmadı toprağa,
Dağılmış kemikçikleri.
Ağızları ısırır hala,
Kuru barutu;
Ve demir bir okyanus gibi,
Titreşirler hala.
Ben ölmedim der,
Yumrukları;
Yukarı kalkık yumrukları,
Daha.
Bunca yere düşmüşlerden,
Yenilmez bir hayat doğar:
Bir tek beden olur,
Analar, bayraklar, çocuklar,
Hayat gibi canlı tek bir beden;
Bir yüz bekler karanlıkları,
Ölü gözleriyle,
Kılıcı dopdolu,
Dünya ümitlerinden.
Dursun,
Dursun yas esvaplarınız.
Yığın derleyin,
Gözyaşlarınızı;
Bir _meta_l oluncaya kadar:
Bununla vuracağız,
Gündüz gece;
Bununla çiğneyeceğiz,
Gündüz gece;
Bununla tüküreceğiz
Gündüz gece
Kin kapılarını,
Kırıncaya kadar.
Oğullarınızı bilirdim,
Unutmadım acılarınızı.
Ölümleriyle nasıl kıvandıysam,
Hayatlarıyla da öyleyimdir.
Onların gülüşleridir:
Karanlık atölyeleri ışıtan.
Her gün metroda, yanıbaşımda:
Onların ayak sesleridir,
Çın çın.
Akdeniz portakallarında,
Güney ağları içinde;
Yapılarda,
Basımevi mürekkeplerinde;
Kalplerini tutuşur gördüm onların,
Güçle, yangınla.
Ben de sizler gibiyim, analar .
Benim kalbim de yas dolu, ölüm dolu.
Gülüşlerinizi öldüren kanla,
Serpilip gelişmiş;
Bir orman gibidir kalbim.
Günlerin kahredici yalnızlığı,
Uyanışın sisli öfkeleri
Girmiştir içine.
Susamış sırtlanları,
Bitip tükenmez ürmeleriyle
Afrikadan gürleyen hayvan sesini;
Öfkeyi, iniltileri, hoşgörmeleri,
Bırakın, bir yana bırakın.
Ölümün ve tasanın
Çemberinden geçmiş analar,
Doğan ulu günün ortasına bakın:
Bu topraktan güler ölüleriniz.
Kalkık yumrukları titrer,
Buğdayın üstünde,
Bilesiniz.


UNUTMAK YOK

Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan
'Oldu birşeyler' demeliyim
oturmalıyım bir taşa
kararan dünyada,
kendini yemiş bitirmiş bir nehirde:
Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların
Geride bıraktığım denizi
ya da çığlığını kızkardeşimin.
Nedir bu toprağın zenginliği?
Gün neden günle kapanıyor?
Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda?
Ve ölüm neden?
Nereden geldiğmi sormayacak mısın?
Anlatayım sana;
Kırık şeyleri
Acılı kapları
Sık sık tozlanan koca sığırları
ve tutulu kalbimi.
Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Ağlayan yüzlerdir bunlar,
Parmaklardır gırtlağımızdaki,
ve toprağa düşen yapraklardır.
Yiten günün karanlığıdır.
Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki.
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#129
donkisot (Kullanıcı)
Moderator
Gönderiler: 289
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cevaplanan: PABLO NERUDA (1904-1973) 3 Yıls, 3 Ays ago Başarı: 11  
caduc'a paylaşım için herzaman olduğu gibi tekrar teşekkürler...
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
 
GERÇEK DOSTLARIMIZIN PAYLAŞIMCI OLMASI DİLEĞİYLE
Bize ulaşın.



ÇATALSAY'A ÇIKTIK KEKİK KOKUYOR
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#517
sosyalist_yorum (Kullanıcı)
Gönderiler: 94
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:Cevaplanan: PABLO NERUDA (1904-1973) 2 Yıls, 7 Ays ago Başarı: -1  
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
 
ŞİMDİ AKKOR ZAMANIDIR, YAKINDA YALNIZ IŞIK GÖRÜLECEKTİR!
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#743
caduc (Kullanıcı)
Gönderiler: 140
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:PABLO NERUDA (1904-1973) 2 Yıls, 2 Ays ago Başarı: 7  
Yirmi yasinda adini ilk duyurdugu "20 ask siiri ve umutsuz bir sarki" Kitabindan bir siir.......


DUYASIN DIYE BENI


Duyasin diye beni
incelir
sözlerim arasira
kumsallarda martilarin izleri gibi.

Gerdanliktir onlar,esrik cingiraktir
üzümler gibi tatli ellerin icin.

Ve uzakta görürüm sözlerimi,bakarim.
Benim degil senin onlar.
Tirmanirlar eski acima sarmasiklar gibi.

Tirmanirlar öyle nemli duvarlara.
Bu kanli oyunun sensin sahibi.
Iste kacisiyorlar karanlik inimden.
Sen hepsiyle dolusun,seninle dolu hepsi.

Senden önce sardilar yerlestigin issizligi
ve benim hüznüme alistilar,sana degil.

Desinler isterim simdi sana demek istedigimi
duyasin diye onlari beni duydugun gibi.


Bir bunalti rüzgari sürüklüyor sözlerimi.
Düs kasirgalari deviriyor ikide bir.
Baska sesler duyuyorsun acili sesimde.
Eski agizlardan agit,eski iskencelerden kan.
Sev beni dost.Birakma beni.Izle beni.
Izle beni dost,su bunalti dalgasinda.

Ama askinin rengine bürünüyor sözlerim.
Sen sariyorsun iste,sen dolduruyorsun hepsini.

Bir sonsuz gerdanlik yapiyorum onlardan
üzümler gibi tatli,beyaz ellerin icin.


(Ceviren: Sait Maden)
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1106
donkisot (Kullanıcı)
Moderator
Gönderiler: 289
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:PABLO NERUDA (1904-1973) 6 Ays, 1 Hafta ago Başarı: 11  
UYANSIN ODUNCU (şiirin bir kısmından)
Söken şafaklar için barış olsun,
Köprü için, şarap için barış!
Toprak ve sevgilerle
Eski türküyü yoğurarak,
Kanımda dolaşan,
Ve beni coşturan,
Alfabeye barış olsun!
Karnımızın acıktığı
Sabahta,
Kent için barış olsun!
Ve kökler ırmağı
Missisipi için barış!
Kardaşımın gömleği için barış,
Rüzgarın damgasını vurduğu;
Kitap için barış olsun!
Ve Broklayn'ın kara demiriyle
Ölenlerin küllerine barış olsun!
Ve ev ev ışık gibi dolaşan
Postacıya selam,
Sadece Rozar'i yazabilen
Sağ elim için barış olsun!
Taş gibi duran,
Savaşçı Bolivya'lıya barış!
Ve de evlenesin diye barış.
Biyo-Biyo'nun bütün bıçkıevlerine
Barış olsun!
Ve en tatlı eşyası üzerinde
İşlenmiş bir yüreğin bulunduğu
Viyoming'in küçük müzesi için
Barış olsun!
Fırıncı ve sevdaları için barış;
Un için
Ve doğacak tüm buğdaylar için barış olsun!
Çayır çimen arayan bütün aşklar için,
Ve bütün yaşayanlar için;
Bütün sular, bütün topraklar için
Barış olsun!
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
 
GERÇEK DOSTLARIMIZIN PAYLAŞIMCI OLMASI DİLEĞİYLE
Bize ulaşın.



ÇATALSAY'A ÇIKTIK KEKİK KOKUYOR
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
En üste çık Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın
© 2010 Sızır Kasabası - Sızırın yükselen sesi
www.catalsay.com