powered_by.png, 1 kB
Anasayfa
Catalsay.com
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:KAZANMAK MI KAYBETMEK Mİ! (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
En alta git Cevapla Beğenilen: 1
BAŞLIK: Cvp:KAZANMAK MI KAYBETMEK Mİ!
#1083
sosyalist_yorum (Kullanıcı)
Gönderiler: 94
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
KAZANMAK MI KAYBETMEK Mİ! 10 Ays, 2 Haftas ago Başarı: -1  
BİR ÜLKE DÜŞÜNÜNKİ İNSANLAR YOKSULLUKTAN AÇLIKTAN NEFESLERİ KOKSUN CEHALET ALSIN BAŞINI GİTSİN GERİCİLİK AYYUKA VURSUN, ZAMANIN KAZANIMLARI HİÇE SAYILARAK OSMANLI YA DÖNÜŞ ŞİARLARRI YÜKSELSİN, MİLLİYETÇİLİK TAVAN YAPSIN ...
BU NASIL BİR ÜLKE DEMEKTEN KENDİMİ ALI KOYAMIYORUM MAALESEF. EVET DOSTLAR İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ZAMAN KAHRETSİNKİ TÜM BUNLARI İÇERMEKTE VE GÜNDEN GÜNE HIZLA GELİŞMEKTEDİR.

PEKİ YA BİZ TÜM BU OLANLARIN YANI SIRA NEREDE DURMAKTAYIZ , DAHA DOĞRU BİR SORU NE YAPMAKTAYIZ TÜM BU OLANLARA KARŞI, ŞAYET BİR ŞEY YAPMIYORSAK SİSTEMİN KİRLİ ÇARKLARI BİZLERİDE ARASINA ALMIŞ DEMEKTİR, BUNU SÖYLEMEKTEN UTANIYORUM FAKAT GÖZÜKEN O Kİ BİZLER DE SİSTEMİN KİRLİ ÇARKLARINDA EZİLMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYORUZ.

EVET BU KİRLİLİKTEN KURTULMANIN YOLU MÜCADELEDE DEDİK , EVET YİNE BUNUN İÇİN ÇABALADIK EMEK VERDİK LAKİN GÖRÜNEN O Kİ BU YETERLİ DEĞİLMİŞ.ŞİMDİ SORULMASI GEREKEN SORU ; YETERLİ OLAN NE PEKİ, NE YAPMALIYIZ YAŞADIK GÖRDÜK MÜDEHALELERİMİZ YETERLİ DEĞİL GÖRDÜK ALANLARA ÇIKMAK YETERLİ DEĞİL NE YAPMALIYIZ DOSTLAR

BEN CEVAP BULAMIYORUM BİLDİĞİM BİR CEVAP VAR FAKAT SÖYLEMEYE DİLİM VARMIYOR O ENERJİYİ GÖRMEDİĞİMDENDİR.

PEKİ SONUÇ BU KİRLİ ÇARKLARDA EZİLMEYE DEVAM MI EDECEĞİZ SİSTEMİN BİZİ YOK ETMESİNE İZİN VERECEKMİYİZ! YOKSA BU COĞRAFYADA SOSYALİZMİN DEĞERLERİNİ TAŞIYAN SON KUŞAK OLARAK (BENCE) GEREKEN CEVAPLARI VERECEKMİYİZ .

YILLARDIR ZAMAN ZAMAN DİYE OYALANDIK HERŞEY YIGILMA İLE ÖRGÜTLENME İLE AŞILACAK DEDİK DURDUK GÖRÜLÜYOR Kİ TÜM BUNLAR BAŞARISIZ BİR TAKTİĞİN SONUÇLARIYDI .

BAŞARILI BİR TAKTİĞİN PEŞİNDEN GİTMEK ÜMÜDİYLE...
ETEM ULUTAŞ
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
 
ŞİMDİ AKKOR ZAMANIDIR, YAKINDA YALNIZ IŞIK GÖRÜLECEKTİR!
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1084
caduc (Kullanıcı)
Gönderiler: 140
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:KAZANMAK MI KAYBETMEK Mİ! 10 Ays ago Başarı: 7  
Etemin dedigi gibi öyle bir sürecten geciyoruz ki insan zaman zaman "bu nasil ülke böyle" demekten alikoyamiyor kendini.Ancak bu soru bizi bir yere götürmez.Sorular sorulmali elbet ama daha önemlisi,yapacagimiz is nasil bir ülke istediimizi ve bunun nasil mümkün olacagini ari gibi calisarak insanlara anlatmak olmali.Baska türlü nasil müdahil olunur bu sürece? Toplumsallasmadan,gücümüze güc katmadan yol almamiz imkansiz.
Alanlara cikmak tek basina birsey ifade etmez eger alanda örgütlü bir güce sahip degilsen dogru ancak bu gücü ortaya cikartacak olan da yine bizleriz...
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1098
sosyalist_yorum (Kullanıcı)
Gönderiler: 94
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:KAZANMAK MI KAYBETMEK Mİ! 8 Ays, 1 Hafta ago Başarı: -1  
tam tamına 5 hafta önce yazdığım yazımı sanki Merdan YANARDAĞ(soL yazarlarından) okumuş ve bana cevap niteliğinde SoL da bir yazı yazmış;


Sanırım birçok arkadaşımızın da başına gelmiştir; son günlerde bazı sohbetlerde, arkadaş muhabbetlerinde, söyleşilerde, panellerde ya da benzeri etkinliklerde sık sık bir soru soruluyor. Konuşmacılara deniyor ki, "Türkiye'nin nereye gittiğini, dünyada neler olup bittiğini iyi anlatıyorsunuz. Tamam bunlar güzel de, peki ne yapacağız?"

Ayrıca bu soruyu soranlar örtük olarak, "Geç bunları kardeşim, neler olup bittiğini biz de biliyoruz, sen asıl ne yapılacağını söyle" de demek istiyorlar.

Kuşkusuz önemli, önemli olduğu kadar da zor bir soru bu. Önemli çünkü, bu sorunun böylesine sık sorulması, en azından soru sahiplerinin harekete geçme iradesine ve somut bir eylem programına ihtiyaç duyduklarına işaret ediyor. Öyle anlaşılıyor ki, müzik grubu Moğolların bu soruya verdiği yanıt artık kimseyi kesmiyor; "Birşey yapmalı!" Evet yapmalı da neyi, nasıl ve kimlerle?

Gelgelelim kimse bu soruya kestirme bir yanıt verecek durumda değil. Çünkü kimsenin elinde böyle bir yanıt ya da hazır bir reçete yok. Olamaz da.

Ancak, sol'dan ve devrimci bir pozisyondan hareketle yüzünü topluma ve tarihe doğru dönerek konuşanlar, yazanlar ve örgütlü bir politik mücadeleyi yürütenler için bu sorudan kaçmak mümkün değil. Kaçmak mümkün olmadığı gibi, genellikle, "örgütlenmek, mücadele etmek, sokağa çıkmak, emekçilere ulaşmak vb" gibi doğru, ama o ölçüde de genel ve alışılmış yanıtlar vermek de kimseyi tatmin etmiyor.

Benim de bu soruya verilecek kestirme bir yanıtım ya da hazır bir reçetem yok. Kimse şapkadan tavşan çıkarılmasını, sihirli çözümler üretilmesini de beklememeli. Ben bu yazıda daha çok sözkonusu sorunun hem niçin bu kadar sık gündeme geldiğini hem de neden somut olarak yanıtlanamayacağını irdelemeye çalışacağım. Belki bu dolayımla, verilebilecek bazı yanıtların da kimi öncüllerini ortaya çıkarmak mümkün olur.

Maddeler halinde sıralarsak şunları söyleyebiliriz:

Birincisi: Sol'un ve entellektüel ortamın millyetçilik ve liberalizmle lekelendiği bu tarihsel dönemeçte sözkonusu soruya sol adına ortak bir yanıt vermek mümkün değil. Denilecektir ki, sol içindeki bölünmeler düşünüldüğünde geçmişte de durum çok farklı değildi. Doğru gibi görünen bu değerlendirme yanıltıcıdır. Çünkü sol, tarhinin hiçbir döneminde böyle derin bir felsefi bölünme ve ortak zeminleri yok eden bu ölçüde sert bir poltik saflaşma yaşamamıştı. O nedenle, öncelikle sol'da bir zihin temizliğini gerçekleştirmeden, liberalizmin ve millyetçiliğin bozucu etkisini kırmadan "Ne yapmalı?" sorusuna sokağa doğru inen somut bir yanıt vermek çok zordur.

İkincisi: Bugün ülkede ideolojik, siyasal ve "entellektüel" inisiyatif genel olarak liberal ve muhafazakar kesimlerin elindedir. Aydınlar ve toplum bir akıl tutulması yaşamaktadır. İnsanların zihinleri adeta kuşatılmış durumdadır. Bütün bir tarih yeniden yazılmaya çalışılmakta, insanlığın ilerici birikimi yok edilmek istenmektedir. Tarihe ve bugüne ait ne kadar devrimci eylem, oluş, ürün, durum, fikir varsa ona saldırılmaktadır. Bu nedenle, sol içi tartışmalara gömülmeden (ve fakat liberal ve milliyetçi etkilere karşı mücadeleyi ihmal etmeden) esas olarak sistem güçlerine, iktidar sahiplerine, ideolojik ve siyasal inisiyatifi elinde tutunlara karşı, deyim uygunsa ideolojik bir öncü savaşı yürütülmeledir. Bu alanda düzen güçleri, eğemen sınıflar geriletilmeden söylenecek sözün kitlelerde, emekçi sınıflar üzerinde ve aydınlar arasında etkili olması mümkün değildir.

Üçüncüsü: Güç olmak gereklidir. Örgütlenmeyi ve muhalefeti her alanda büyütmeden, kitlelere güven vermeden, yeni mücadele araçları yaratmadan, hegemonya alanları oluşturmadan "Ne yapmalı?" sorusuna somut bir yanıt verilse bile bunun gerçek bir karşılığı olmayacaktır. Hem akademi hem de sokak/kahve kaznılmalıdır.

Dördüncüsü: Bugün ülkeyi ve toplumu gerçek sorunlar ve tartışmalar ekseninde (deyim uygunsa) yeniden "bölmek" gereklidir. Ülkenin ve dünyanın gündeminde bulunan bütün sahici sorun ve sorular karşısında ortalamacı, medyaya ve genel kabullere oynayan yanıtlar vermek ve pozisyonlar almak sol'u etkisizleştirmeye devam edecektir. Tam tersine somut, sol'un farkını ortaya koyan, anlaşılır ve radikal bir program, bir geçiş ve eylem programı çıkarılmalıdır. Örneğin, ikircimsiz şekilde özelleştirme karşısında kamulaştırma, AB üyeliği yerine bağımsızlık, borsanın tasfiye edilmesi, dinselleştirme karşısında Diyanet'in ve imam hatip liselerinin kapatılması, dini cemaatlerin dağıtlması, eşitlik ve özgürlük ilkeleri temelinde Kürt sorununun çözümü gibi...

Beşincisi: Belirtmeye gerek var mı bilmiyorum; yukarıda belirtlenler basit bir öncelik sıralaması değildir. Sınıf mücadelesinden, eylemden ve örgütlenmeden kopuk bir akedemik mücadele, salt ideolojik alanda yürütülecek bir faaliyetin önerilmesi hiç değildir. İçiçe geçen bir süreçten söz edilmektedir.

Sonuç olarak; "Ne yapmalı?" sorusunun bu kadar sık sorulması ve buna tatmin edici somut bir yanıtın verilememesi, hem bir olgunlaşmaya hem de bir çürümeye işaret etmektedir. Bu sorunun sık sorulması bir arayışa, kurulu düzenden bir kopuşa işaret ettiği oranda, toplumda verili düzenin aşılması yolunda bir olgunlaşma sürecine girildiğinden söz edebiliriz. Ancak, bu sorunun geniş kitlelerde bir karşılığının bulunmaması ise bir çürüme ve çözülme durumunu göstermektedir. Ergin Yıldızoğlu'nun sıkça belirttiği gibi; diyalektik işte..

kaynak: sol.org.tr
haber _link_i: http://haber.sol.org.tr/yazarlar/merdan-yanardag/ne-yapmali-sorusuna-bir-yanit-denemesi-20154
 
Moderetöre bildir...   Logged Logged  
 
ŞİMDİ AKKOR ZAMANIDIR, YAKINDA YALNIZ IŞIK GÖRÜLECEKTİR!
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
En üste çık Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın
© 2010 Sızır Kasabası - Sızırın yükselen sesi
www.catalsay.com