AKP Hükümeti’nin her türlü tehdit
ve baskısına rağmen, ücretlere yapılan düşük zamlara, iş güvencesinin ortadan
kaldırılmasına, örgütlülüğe dönük saldırılara ve ulaşıma yapılan zamlara karşı
yürütülen mücadeleler teker teker kazanımla sonuçlanıyor.
Neredeyse her gün genel grevin
konuşulduğu bir ülke haline gelen Türkiye’de, emek mücadelesi açısından yeni
bir döneme girildiği tespiti yapılıyor. AKP ikitidarının ölümü gösterip sıtmaya
razı edeceği inancı ile yıllardır uygulamaya soktuğu saldırılar, işçi ve
emekçilerin kararlı duruşu ile boşa çıkıyor.
Kamu emekçilerinin 25 Kasım uyarı
grevi ve grev sonrası açığa alma saldırısına karşı direnişleri, TEKEL
işçilerinin iş güvencelerini ortadan kaldırmaya dönük 4-C uygulamasına karşı
halen yürüttükleri mücadele, Metrobüs zammını geri aldıran eylemler, Ereğli'de
tersane işçilerinin, Düzce ve Sefaköy'de deri işçilerinin direnişleri, kriz
fırsatçısı Tofaş patronuna karşı verilen hukuk mücadelesi ve Esenyurt Belediye
işçilerinin örgütlülüklerini hedef alan işten çıkarmaya karşı kararlı
duruşlarının sonucunda işe iadelerin başlaması ile AKP hükümetinin hesabının
bozulabileceği ortaya çıktı.
Esenyurt işçileri 176 gün sonra işe
dönüyor
AKP’li Esenyurt Belediyesi
tarafından sendikalı oldukları gerekçesi ile işten çıkarılan 16 işçiden yedisi
için dün mahkeme tarafından işe iade kararı verildi. Günlerce, Esenyurt
Belediyesi önünde ve Taksim’de eylemler düzenleyen işçiler TEKEL direnişi ile
dayanışma amacı ile Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği’nde iki günlük açlık grevi de
yapmışlardı.
Belediye-İş 2 No’lu Şube Başkanı
Hasan Gülüm yaptığı açıklamada diğer işçiler için de benzer bir karar
beklediklerini, hukuki sürecin ardından direnişlerin sona ermemesi gerektiğini
vurgulayıp direnişin sürekliliğinin ve istikrarının önemine işaret ederek,
‘’Yerel dinamikler ortaklaştığında başarıya ulaşılabiliyor’’ dedi. Gülüm, bunun
işverenler açısından bir mesaj anlamına geldiğini de belirtti.
25 Kasım Grevi ve sonrası
Kamu emekçilerinin hazırlıklarına
çok önceden başladıkları 25 Kasım Uyarı Grevine katılım, kamu çalışanlarına
dönük her türlü AKP tehdidine rağmen beklenenin üzerinde oldu. Grevin etkisi en
fazla demiryollarında hissedilirken trenle ulaşımın durduğu 25 Kasım’dan sonra,
TCDD Genel Müdürlüğü farklı illerden 16 çalışanı açığa aldı. Birleşik
Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Ulaşım-Sen, doğudan batıya bir çok
ilde düzenledikleri eylemlerde, 25 Kasım Grevinin diyetinin demiryollarına
ödetilmeye çalışıldığı belirterek, 16 çalışanın işe iade edilmesini talep
ettiler. TCDD Genel Müdürlüğü’nün adım atmaması üzerine, demiryolu çalışanları
16 Aralık’ta tekrar greve çıktılar. Yine açığa alma saldırısı ile tehdit edilen
demiryolcuların kararlı duruşu sonucu, açığa alınan çalışanlar sırayla işlerine
iade edildi.
TEKEL direnişi gösterdi: 4-C
kölelik düzenidir
Ankara’da halen sürmekte olan TEKEL
direnişi, özelleştirmenin işsizlik, güvencesizlik ve 4-C’nin işçiler için
kölelik olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi. Direniş, halen bu statüde çalışan 17
bin 500 işçi ve özelleştirmelerle 4-C’ye geçirilmesi planlanan 100 binden fazla
işçi için, AKP Hükümetini ‘iyileştirme’ yapmaya zorladı. AKP Hükümeti, bu
statüde çalışan işçilerin maaşını yüzde 26 – 29 oranında arttırarak, ücretsiz
izni 22 güne çırarak ve kıdem tazminatını ekleyerek TEKEL işçisini ikna etmeye
çalıştı. TEKEL işçileri halen tüm özlük haklarının korunması talebi ile
direnişlerini sürdürüyor.
Metrobüs zammı geri alındı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin
geçtiğimiz Kasım ayında metrobüs fiyatlarına yaptığı yüzde 33 civarındaki zamma
karşı yapılan eylemler sonuç verdi ve metrobüs zammı geri alındı.
TKP zammın hemen ertesi günü,
Mecidiyeköy Metrobüs Durağında ‘Koyun değil halkız, zamları geri aldıracağız’
çağrısı ile eylemler dizisini başlatarak, İstanbul halkını zamma karşı
mücadeleye davet etmişti.
Halkevlerinin de çeşitli eylemler
düzenlediği metrobüs metrobüs zammına, İstanbul 10. İdare Mahkemesinden
yürütmeyi durdurma kararı geldi.
Kriz fırsatçısı Tofaş kaybetti
Krizi fırsata çevirmeye çalışan
Tofaş, 2009 yılında bir kısım işçisini kapı önüne koymuştu. Bu işçilerden biri
olan Bahtiyar Çalı'nın Yurtsever Cephe Bursa İşçi Birliği ile beraber patrona
karşı verdiği hukuk mücadelesinde kaybeden Tofaş'ın patronu oldu. Temmuz
2009'da Bursa 4. İş Mahkemesi Yurtsever Cephe İşçi Birliği üyesi Çalı'ın iş
akdinin fesih gerekçelerinin tamamen haksız olduğuna ve feshin geçersiz
olduğuna hükmetti.
Ereğli tersane işçileri mücadele
edip kazandı
2009 Aralık ayında, Zonguldak
Ereğli Gemi Tersanesi’nde Teknomarin adlı taşeron firmaya bağlı çalışan
yaklaşık 600 tersane işçisi 6 aydır ödenmeyen ücretleri için bir mücadele
başlattılar. Ödenmeyen ücretlerini talep eden işçilerin iş akdini tek taraflı
olarak fesheden patrona karşı, kaymakam, jandarma ve polisin engellemelerine
karşın Tersane önünden Ereğli kent merkezine kadar
8 km yürümüş ve firma
yetkilileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundular. Gerçekleştirilen bu
büyük yürüyüşe, tersanede çalışan diğer taşeron işçiler de destek vermişti.
Eylemlerini daha sonra, tersane önüne taşıyan işçiler, giriş-çıkışları kapatıp
tersanedeki firmalara ait flamaları indirmiş ve ardından baret ve eldivenlerini
yola atarak tersane girişini kapatmıştı. İşçilerin kararlı mücadelesi sonucu,
tersane patronu işçilerin birikmiş maaşları için bir ödeme planını kabul edip,
ödemelere başlamıştı.
DESA Direnişi kazanımla sonuçlandı
Türk-İş'e bağlı Deri-İş
Sendikası'na üye oldukları için DESA tarafından Sefaköy ve Düzce fabrikalarında
işten çıkarılan işçilerin 29 Nisan 2008 tarihinden itibaren Düzce’de ve 3
Temmuz 2008 tarihinde Sefaköy’de toplam 44 işçinin tekrar işbaşı yaptırılması
için başlatılan direniş kazanımla sonuçlanmıştı. Düzce’de 15 ay Sefaköy’de ise
11 ay süren direnişlerin sonunda, Düzce'deki deri işçileri ile Sefaköy'de
direnen Emine Arslan işe iade davalarını kazandılar. Ağustos 2009'da DESA
patronu, Deri-İş ile bir protokol imzalamak ve sendika karşıtı tutumundan
vazgeçerek tüm işçilere sendikal haklarının güvence altına alındığına dair
yazılı bir belge dağıtmak zorunda kalmıştı.
Bütün direnişlerde gösterdiğimiz haklı mücadele karşısında güzel sonuçlar aldığımız ortada. Şimdi sıra Tekel İşçi'lerinin direnişinde. Seslerini hala duymamızlıktan gelen faşist hükümete tekrardan bir kezdaha sesimizi duyurmak için Tekel İşçilerinin haklı mücadelesini destkliyoruz.. Yaşasın Haklı Mücadelemiz. Kahrolsun Faşist hükümet ve işbirlikçileri.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.