Ankara'da gerçekleşen TEKEL
işçileri mitingi için yüzbini aşkın kişi Ankara'da buluştu. Son dönemin en
büyük işçi mitingi olan mitingde TEKEL işçileri genel grev taleplerini
yinelediler.
Dün Ankara’da TEKEL
işçileri için gerçekleştirilen ve yüz bini aşkın kişinin buluştuğu mitinge
katılanlara mitingi, taleplerini, TEKEL işçilerinin mücadelesinin anlamını
sorduk.
Ercan Ertural (İstanbul
Kadıköy İtfaiyesi işçisi): Bu mitingin anlamı işçilerin dayanışması.
Bu mitinge haksızlığa karşı tek yürek olmak için geldik. Biz de İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nde 2 yıldır sendikal mücadele verdik. Bu mücadeleyi
kazandığımızdan dolayı, bizi özel şirkete, taşerona devretmek için ihale
açtılar. Biz taşeronu kabul etmediğimiz için işsiziz. Yılbaşından beri
çalışmıyorum. Taşeron şirketle sözleşmeye imza atan arkadaşlarımız da baskıyla
imza attılar, ikna odalarıyla imza attılar. Şimdi, bizim yüzümüze bakamıyorlar
ve bizi arayıp pişman olduklarını söylüyorlar.
TEKEL işçisi Ankara’da ne yaptıysa biz de İstanbul’da onu yapacağız. Bu miting
AKP’nin yanlışlarını gösteren bir miting. Hükümet yan gelip yatmış demek ki
işçiler sokaktalar. Demek çalışmamışlar ki işçiler burada. Hükümet
taşeronlaştırıyor ama aslında hükümetin kendisi taşeron, onlar birileri tarafından
yönetiliyorlar.
Okan Özcan (İstanbul
Bağcılar İtfaiyesi işçisi): TEKEL işçisine destek için buradayız.
TEKEL’de verilen onurlu mücadelenin yanında olmak için buradayız. Bugün onlara
ve tüm çalışanlara yapılan zulümdür. Bu zulmün artık durması için buradayız. Bu
bezirgan saltanat böyle gitmez. Hükümetin yaptığı zulme artık bir son vermek
için buradayız. TEKEL işçisinin “Ölmek var, dönmek yok” sloganı çok değerli. Bu
sloganı bütün işçilerin örnek alması lazım.
Hükümet üç maymunu oynuyor: Görmedim, duymadım bilmiyorum. Ama bunca, binlerce
insanı görmemezlikten gelemez. İnanın onlar bizden daha zeki değil, bunun
farkındayız.
Murat Hızal (TEKEL işçisi,
İskenderun): Eylem başladığı ilk günden beri buradayız. Sonuç
alınıncaya dek de kararlılıkla devam ettireceğiz. Mitingle ilgili, bölgesel bir
miting olduğu söylendi ama çok kalabalık. Keşke ülke genelinde bir miting
olsaydı, daha anlamlı olacaktı. Bu mitingden sonra Türk-İş’in Başkanlar
Kurulu’nun toplanacağı söyleniyor. Oradan genel grev kararı çıkmasını istiyoruz.
Bunun için de ne gerekirse onu yapıyoruz.
Ahmet Çot (TEKEL işçisi,
İskenderun): Eylemin ilk gününden beri buradayız. Mücadelemizi
sürdürüyoruz. Biz insanca çalışma düzeni istiyoruz. 4-C’yi asla kabul
etmeyeceğiz. İlk başta amacımız, derdimizi sendikaya anlatmaktı ama Türkiye
anladı bizi, uluslararası boyuta ulaştı. Dünyanın dört bir yanından destekler
bize ulaşıyor, 93 ülkeden, 2436 tane sendikadan ve kuruluştan destek aldık.
Bugünkü kalabalık çok güzel. Ama biz aslında bölgesel değil Türkiye çapında bir
miting olmasını istiyorduk. Burada sadece kendi sorunlarımız için değil,
öğretmenlerin, itfaiyecilerin diğer işçilerin sorunları için de birleştik. Biz
üniversiteden mezun olmuş öğretmenlerin, ek ders ücreti karşılığı 300 milyona
çalıştırılmasına da karşıyız. Türkiye’nin bütün sorunları için biz tek yumruk
olduk, mücadelemizi birleştirdik. Kazanacağız.
Ülkü Çoban (TEKEL işçisi,
İzmir) İş akdimizin 31 Ocak’a kadar son bulacağı bildirildi bize.
İşyerimizin kapatılacağını biliyoruz ama özlük haklarımızla başka bir kuruma
geçirilmeyi istiyoruz. Bütün destekçilerimizle birlikte bu mücadeleyi
kazanacağımızı umuyoruz. Miting çok müthiş! Çokluğumuzla çocuğumuzla miting
için buraya geldik.
Birşah Uzun(TEKEL işçisi,
İzmir) Hakkımızı almaya geldik. Hakkımızı söke söke alacağız.
Hakkımızı almadan geri dönmeyeceğiz. Kaç gündür burada yatıyoruz ama
görmüyorlar. Bugün görecekler. Ölmek var dönmek yok.
(TEKEL İşçisi, İstanbul)
TEKEL işçisiyim. Yaklaşık 30 günden beri burada direnişteyiz. Haklarımızı ne
zaman alırsak eve o zaman döneceğiz. Tayip Erdoğan’ın “eve dönsünler” lafını
biz tanımıyoruz. Onun suyu gazı bize vız gelir, tırıs gider (elinde limon
taşıyor).
Bu miting için geç bile kalındı. Biraz geç uyandı arkadaşlarımız. Bir yılgınlık
vardı. Olmaz, başaramazsınız diyorlardı. Bizim ilk giden gruptaki arkadaşlar
gazı yiyince, arkadaşlarda da bir heves oldu. Hepsi burada. İşyerlerinde kimse
yok, kapattık geldik. Çoluk çocuk herkes burada.
Adnan Serdaroğlu (Birleşik
Metal-İş Genel Başkanı): Son derece görkemli bir miting. Katılım çok
iyi. Türk-İş dışındaki emek örgütlerinin, siyasi patilerin büyük önem verdiği
görülüyor. Ancak Türk-İş kortejinin daha kalabalık olması gerekirdi. ’99’daki
sosyal güvenlik eylemindeki gibi 400-500 bin kişi olmalıydı burada. Hükümetin
geri adım atmasında da daha etkili olurdu.
TEKEL direnişi emek hareketinin tarihine altın harflerle yazılacak önemli bir
olay. Buradaki kazanım veya kaybetme, sadece TEKEL işçilerini bağlayan bir olay
değil. Emek hareketinin bütününü ilgilendiren bir olay. Nasıl ki, bizim
İstanbul’daki Sinter İşçilerinin mücadelesi, kazanılma sonuçlanırsa daha
sonraki insanlara cesaret verip sendikalaşmanın önünü açıyorsa, burası da daha
sonra özelleştirilecek yahut da hükümetin saldırısına maruz kalacak insanlara
cesaret verecek. Onun için TEKEL işçilerini yalnız bırakmamak gerekiyor. TEKEL
işçilerini, mücadelesi hangi boyuta varacaksa oraya kadar desteklenmeli.
(Genel grev konusunda) Cuma eylemleri çok pasif geçti. Aldığı Cuma eylemleri
kararını hayata geçiremeyen Türk-İş’in genel grev konusunda ikircikli
davrandığını düşünüyorum, genel grev kararı alsa bile eğer içtenlikle almıyorsa
çok başarılı olacağını zannetmiyorum. Özel sektörde iş durdurulmadığı sürece
hükümetin geri adım atması mümkün değil. Genel grev kararı içtenlikle uygulansa
dahi sadece kamuda yapılırsa başarılı olamaz.
Ali Cancı (DİSK Genel
Başkan Yardımcısı) Bu miting sadece Türk-İş’in mitingi değildir.
Türkiye işçi sınıfının ortak bir mitingidir. TEKEL işçilerine yapılan saldırı
da Türkiye işçi sınıfına yapılan bir saldırıdır. Biz DİSK olarak bu mitingi ve
TEKEL işçilerinin mücadelesini başından beri destekliyoruz.
Bu miting, 1999’dan sonra yapılan en görkemli miting diyebiliriz. Bunun sadece
mitingle sınırlı tutmamak lazım, mitingden sonra yapılacakları da planlamak
gerekiyor, çünkü sınıfın kazanımlarına saldırı da devam ediyor.
(Genel grev konusunda) Genel grev kararını biz DİSK olarak öneriyoruz, genel
grev kararı alınması durumunda da DİSK olarak, katılacağımızı ve katkı
vereceğimizi de özellikle belirtiyoruz.
Arzu Çerkezoğlu (Dev
Sağlık-İş Genel Başkanı): Son birkaç aydır, krizin etkilerinin daha da
bir belirginleştiği, AKP’nin yoksullaştırma, güvensizleştirme politikalarının
sonuçlarının net görülmeye başlandığı ve buna karşı tepkilerin de ortaya
çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. İstanbul’da itfaiye işçilerinin direnişi,
Ankara’da TEKEL işçilerinin direnişi işçi sınıfının yaşanan sürece dair
yanıtını ifade ediyor. Bu miting de bu kadar büyük bir kitleyi bir araya
getirmesi açısından önemli.
Bundan sonraki dönemde, başta güvencesizleştirmeye kaşı tüm konfederasyonların,
tüm işçi örgütlerinin ortak bir mücadeleyi örgütlemesi gerekiyor. Miting kadar
önemli olan, TEKEL işçilerinin direnişinin nasıl sonuçlanacağı, taleplerinin
gerçekleşmesi. Çünkü TEKEL direnişi bundan sonraki süreç açısından, Türkiye’de
işçi sınıfı hareketi için tayin edici bir nitelikte. Tüm sendikalara görev
düşüyor çünkü taşeronlaştırmaya karşı 4-B, 4-C gibi güvencesiz çalıştırmaya
karşı yürütülen mücadelenin bir parçası.
Genel grev bu süreçte olması gereken araçlardan bir tanesi. Önemli olan
güvencesizleştirme ve yoksullaştırma politikalarına karşı ortak mücadeleyi
yükseltebilmek. Örneğin biz Salı günü Sağlık örgütleri olarak, Tam Gün
Yasası’na karşı bir günlük bir iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz. Bu eylemin
talepleri ile TEKEL işçilerinin talepleri bir ve aynı şeydir.
Kaç güngündür bu yapılan eylemleri, açlık grevlerini görmezden gelen faşist hükümet bu mücadele karşın da daha fazla dayanamayacaktır. Eğer bu mücadeleyi kazanırsak yalnızca Tekel İşçileri değil Tüm Türkiye İşçi sınıfı kazanacaktır....
açlık grevi özellikle 90 lı yıllara damgasını vurmustu, sonucu ölüm orucuna kadar gitmişti ve bir cok devrim şehidi verilmişti.. umarım başlatılan açlık grevi pasivist sendika beylerine bir uyarı niteliğinde olur ve ölüm orucuna dönüşmeden GENEL GREV GENEL DİRENİŞ için harcanır enerji..
3. Yazan soLcu 20-01-2010 00:18 - Kayıtlı
açlık grevi
Evet açlık grevini bugün başladılar. Ama malesef faşist hükümet hiç oralı bile olmamaktadır. Umarım Tekel İşçileri istediklerini alırlar. -Onlar kazanırlarsa bizde kazanırız Kaybederlerse bizde kaybederiz-null
4. Yazan donkisot 19-01-2010 19:30 - Kayıtlı
açlık grevi
Tekel işçisi benim yaş grubumun gördüğü ilk büyük direniş olarak göze çarpıyor. Onurlu ve haklı direnişlerinden taviz vermiyorlar. Şimdi de açlık grevine başladılar. Bu hükümet bu kadar kör nasıl olabiliyor? Bu kadar vicdansızlığa nasıl katlanıyor? Cevap açık herşeyi kendi istedikleri gibi görüyorlar...
Bu körlüğe en azından seçimde ortak olmamak gerekir. Ve şu süreçte dostlarımızla toplanıp aslında Tekel işçilerine nasıl daha fazla destek olabiliriz bunu düşünmemiz gerekir..