3 sene önce yola çıkarken tüm
yurtsever dostlarımızla birleşerek daha güzel şeyler yapabileceğimizi
biliyorduk. Ülkemizde olup bitenlere sessiz kalmamamız gerektiğini hergün daha
da öğrendiğimiz günlerde sitemiz üzerinden bir şeyler paylaşmak, fikir
alışverişinde bulunmak, geleceğe daha umutlu bakmak adına güzel şeyler
yaptığımıza ve daha da yapacağımıza inanıyoruz.
Gerek ülke siyaseti gerek Sızır’da
olup bitenleri elimizden geldiğince paylaşmamız, hamuru birlikte yoğurmamız,
site emekçilerimiz ve “Catalsay.Com Ailesi”ni oluşturan dostlarımız için sağlam
ve ses getiren bir ürün oluşturmamızı sağlıyor.
Emekten, emekçiden, üretenden yana
olduğumuzu ve tarafsız değil SOL düşünce ile yayın yaptığımızı hiçbir şekilde
gizlemiyoruz, gizlemeyeceğiz.
Dostlar son bir yıl içerisinde sağ
siyasetin ülkemizde oluşturduğu olumsuzlukları hep birlikte görmekteyiz.
Belediyeciliğin sağ siyaset için ne anlama geldiğini biz gayet iyi biliyorduk
fakat maalesef İstanbul’daki sel felaketinde 7 kadın emekçimizin boğularak
ölmesi, belediyeciliğin aslında hizmet değil rant peşinde olduğunu bize somut
biçimde gösterdi. Yine İstanbul Belediyesi’nin halkımızın can güvenliğinden
sorumlu itfaiye birimini nasıl taşeronlaştırdığını da görmüş bulunuyoruz.
Ankara’da ulaşım zamlarının geri alınmasına dair verilen kararın ardından
Ankara Belediyesi’nin ulaşımı nasıl aksattığı, halkın cebinden daha az para çıkmasının
nasıl hırs meselesi yapıldığını günlerce gördük. Vergilerimizle, emeğimizle
oluşturduğumuz kamu kurum ve kuruluşlarımızın hergün nasıl satıldığını canlı
yayındaki ihalelerle takip eder olduk. Sadece zarar eden değil 3 yıllık kârı
ile satıldığı fiyatı çıkarabilen kamu kurum-kuruluşlarının da satıldığı gözler
önündedir.
Dostlar yazılacak çok olumsuz durum
var fakat biz tıpkı DENİZLER gibi mücadele etmeli, tıpkı TEKEL işçilerinin
onurlu direnişi gibi sağlam durmalı ve 1 MAYIS’ta Taksim’de olduğu gibi giderek
güçlenerek bu olumsuzlukları ters çevirmek zorundayız.
DENİZLER’in başladığı işi
bitireceğiz. Anti-amerikancı, anti-emperyalist, NATO’suz, IMF’siz, AB’siz TAM
BAĞIMSIZ SOSYALİST CUMHURİYETİ kuracağız.
DENİZLER “6. Filo”yu denize
dökmüşlerdi; bizde işbirlikçileri, amerikancıları, emperyalistleri tarihe
gömeceğiz.
Bu kavga HÜRRİYET kavgasıdır.
Gelin sitemizde daha fazla
sorumluluk alalım, gelin yardımlarımızı esirgemeyelim, gelin taşın altına
elimizi sokalım, birlik olup FELEĞİN TEKERİNE ÇOMAK SOKALIM.
Catalsay.Com <Çatalsay gibi onurlu ve dik olmak için>
TEKEL İŞÇİLERİYLE dayanışmak için basın açıklaması yapılacaktır.
Günümüz
Türkiye’si sermaye için dikensiz bir gül bahçesine çevrilmiştir. Neo-liberal
politikalara sıkı sıkıya sarılmış Hükümetler tarafından 30 yılı aşan bir
süredir bu ülkede sermayenin her istediği anında ve fazlasıyla yapılırken,
emekçilerin en temel ve insani talepleri sistemli bir şekilde bastırılmış,
hakları gasp edilmiştir. AKP iktidarı emekçilere yönelik bu çok yönlü
kuşatmanın son, fakat en kararlı temsilcisi olarak bu politikalarda ısrar
ediyor. Bu politikaların özü üç temel ayak üzerinde yükseliyor. Birincisi kamu
alanının, bütün yurttaşlara ait olan değerlerin piyasa güçlerine terk edilmesi,
en temel insan ihtiyaçlarının dahi bir kâr alanı haline getirilmesi: AKP
özelleştirmede şampiyondur.
İkincisi
12 Eylül artığı bir Anayasa’nın gölgesinde yurttaşlarını en temel haklardan
mahrum bırakan, öteleyen, dinsel, inanca dayalı ya da etnik kimliklerini
tanımayarak onları dışlayan otoriter devlet anlayışı: AKP baskıda,
gözaltılarda, kitle gösterilerine yönelik şiddette şampiyondur.
Üçüncüsü
örgütlenerek, birleşerek kendi çıkarları için bu gidişata dur diyebilecek, hak
gaspları karşısında sesini yükseltecek, sermayenin karşısında emeğin onurunu
savunacak emekçilerin istihdam politikaları yoluyla bölünmesi, emekçilerin
farklı statülerle farklılaştırılması, böylelikle işçi-memur, kadrolu
işçi-taşeron işçisi, sözleşmeli, 4/C’li, 4/B’li adı altında parçalanmış
emekçilerin örgütsüzleşmesi, etkisizleştirilmesi, eşit işe eşit ücret ilkesinin
ayaklar altına alınması. AKP kuralsız istihdam alanında da şampiyondur.
Sendikalar, Çarşamba günü Türkiye genelinde yapılacak "uyarı
grevi" ile ilgili hükümete uyarıda bulundu. KESK Genel Başkanı Sami
Evren, yapılacak grevin 1969'da Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS)
tarafından yapılan grevden sonraki en büyük eylem olacağını belirterek,
hükümete "Grevi doğru oku. Eğer bunu doğru algılamazlarsa 25 Kasım daha
büyük eylemlerin başlangıcı olacak" uyarısında bulundu.
KAYSERİ'de 25 Kasım 2009 Çarşamba günü UYARI GREVİ saat 10:00da Eğitim-Sen'in önünde toplanılıp Mimarsinan Parkı'na yürüyüş ile başlayacaktır.
Mimarsinan Parkındaki miting saat 11:00de başlayacaktır.
Halkevleri tarafından yayımlanan
‘Hak Mücadeleleri İçin Medya Kılavuzu’, hak mücadelesi yürüten tüm toplumsal kesimlere
basın faaliyetleriyle ilgili bir rehber olma özelliği taşıyor
Halkevleri İletişim Hakkı
Atölyesi tarafından hazırlanan ‘Hak Mücadeleleri İçin Medya Kılavuzu’
yayımlandı. Halkevleri’nin internet adresi www.halkevleri.org.tr’den ücretsiz olarak indirilebilen kılavuzda, tüm hak örgütleri ve hak alma
mücadelesi yürüten tüm yurttaşlar ile toplumsal kesimler için kendi iletişim
kanallarını yaratma yolunda faydalı bilgiler bulunuyor.
Haberciliği toplumsal mücadelenin
önemli bir parçası olarak ele alan, hak gasplarının ve hak mücadelelerinin
kamuoyunda daha fazla görünür olması için tüm ezilenlere yaygın medyadan
bağımsız iletişim kanalları yaratmayı öneren, hak gaspına uğrayan herkese “Haberini
yap, değiştir” çağrısı yapan kılavuzda, bunu yaşama geçirirken uygulanacak
bilgiler anlaşılır bir şekilde aktarılıyor. Haber yazımından fotoğraf çekimine
birçok pratik bilgininin yer aldığı kılavuzda etkin bir basınla ilişkiler
faaliyeti yürütmek için gerekli bilgilere de yer veriliyor.
52 sayfalık kılavuz altı ana
bölümden oluşuyor. Bu bölümlerin isimleri şöyle: ‘Medya ve Toplumsal Mücadele’,
‘Haber’, ‘Haberin Diğer Unsurları (Fotoğraf-Görüntü)’, ‘Sayfa Düzeni (Mizanpaj)’,
‘Basınla İlişkiler’, ‘Türkçe ve Yazım Bilgisi’.
Pdf formatındaki kılavuzu
bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız...
Catalsay.Com yine bir yıl daha devirdi, hepimiz
için onur verici ve umut verici bir yıl… Her şeyden önce şunu ispatlamış oluyoruz;
Çatalsay Sitesi halkın sitesi olarak benimsendi ve desteklendi. Yine
birbirimizden çok şey öğrendik, çok şey paylaştık, çok öngörüde bulunduk ve
elimizden geldiğince siyaseten müdahil olduk; ve evet maya tuttu… Önemli olan
bugünden sonra sitemizde daha çok şey paylaşarak, daha etkin ve paylaşımcı
olarak, haklılığımızı internet aracılığı ile göstermek… Sızır ve Türkiye için,
çok ciddi ve temeli sağlam olan, başta; siyasi ve kültürel görüşlerimizi daha
gür, daha örgütlü ve daha net bir şekilde haykırmak görevimiz; çünkü biz yurtseveriz,
meydanı boş bırakmayız… Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu içler acısı durum, sesimizi
yükseltmeyip meydanı boş bırakmamızdandır…
Peki Catalsay.Com ailesine sormazlar mı;
"Neden bu site siyaset yapıyor?” diye! Cevabımız çok nettir; biz
sosyalistler, devrimciler ve yurtseverler siyaseti bitirmek için siyaset
yapıyoruz. Siyaset var çünkü eşit ve özgür bir toplum yok. Bizim yegane
amacımız, insanca bir yaşam ve mutlu bir gelecek. Bunun yolu da eşit ve özgür
bir toplumdan geçer, eşit ve özgür bir toplumun yoluda sosyalist siyasetten
geçer, sosyalizmin yoluda yurtsever siyasetten geçer... Bizden bahsedenler
desinler ki; sevgili halkları ve ülkeleri için katlanarak geldiler, çoğalarak geldiler,
çocuklarıyla geldiler, milyonları toplayarak geldiler...